Değerli Mü’minler!
Cennet kapılarının açıldığı, Cehennem kapılarının kapandığı ve Şeytanların da zincire vurulmuş olduğu Ramazan ayının son günlerine girmiş bulunuyoruz. Biz burada Ramazan ayının son günlerinde bulunmamız sebebiyle zekat ve Sadaka-i Fıtır (fitre)’nin önemi ve değeri üzerinde duracağız.
Yüce dinimiz İslâm, toplumda barışın temini ve sosyal dengenin tesisine önem vermiştir. Bu nedenle, zengin ve fakir arasındaki ekonomik düzey farkının uçuruma dönüşmesini önleyecek tedbirler almıştır. Allah-u Teâlâ; servetin toplumun bir kesiminin elinde dolaşan bir saltanat olmasını istemediğinden; zekât verecek kadar zengin olan Müslümanların mallarının belli bir miktarını fakirlere tahsis etmiştir.
ZEKAT NEDİR?
Zekat ; Belli mal türlerinin belirli bir bölümünü, Allâh rızası için Allah Teâlâ'nın belirlediği bir kısım Müslümanlara mülk olarak vermektir.
Malî ibadetlerden biri olan zekat, İslâm'ın beş temel esasından olup, hicretin ikinci yılında Medine’de farz kılınmıştır. Kuran ve sünnette bu ibadete özel bir önem atfedilmiş, ve namazla birlikte sıklıkla gündeme getirilmiştir. Namaz insanın ruhunu, zekât da malını arındırır. Zekat ,insanı bencillik, cimrilik, aşırı mal hırsı gibi Müslüman'a yakışmayan davranışlardan kurtarır.
ZEKAT KİMLERE VERİLİR
Zekatın kimlere verilebileceği Kur'ân-ı Kerim'in şu âyetinde bildirilmiştir:
“Sadakalar (zekatlar), Allâh’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekat toplayan memurlar, kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğe kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allâh yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allâh hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir” (Tevbe, 9/60).
FİTRE (Fıtır Sadakası)
Halk arasında fitre diye bilinen fıtır sadakası (sadaka-i fıtır); insan olarak yaratılmanın ve Ramazan orucunu tutup bayrama ulaşmanın bir şükrü olarak; dinen zengin olup Ramazan ayının sonuna yetişen müslümanın, belirli kimselere vermesi vacip olan bir sadakadır. Vacip oluşu, sünnetle sabittir (Buhârî, Zekât, 70-78; Müslim, Zekât, 12-16; Ebû Dâvûd, Zekât, 18; ).
Borcundan aslî ihtiyaçlarından başka nisap miktarı malı veya onun değerinde parası olan müslümanın fıtır sadakası vermesi vaciptir.
Buna kısaca "Fitre" denir. Fıtır sadakasının vacip olması için. zekâtta olduğu gibi malın üzerinden bir yıl geçmesi ve artıcı nitelikte olması şart değildir.
Dini ölçülere göre zengin olan kimsenin, hem kendisinin, hem de ergenlik çağına gelmemiş olan çocuklarının fitrelerini vermesi vaciptir. Fakir olan çocuğun babası ölmüş veya fakir ise babasının babası torununun fitresini verir.