Deprem gibi bir afet yaşandığında oradaki insanlarda başta kendini güvende hissetmeme, şok hali, öfke krizleri gibi çok da doğal olan tepkiler görürüz. Hatta bu tepkiler sadece afetzedelerde değil sahalardaki uzmanlarda, gönüllülerde ve hatta medyadan haberleri takip eden insanlarda da görülebilir.
Olayın travmatik boyutlarını azaltabilmek, hem afet bölgesindeki insanların hem de diğer insanlarımızın dirayetini koruyabilmek için yapılan psikososyal destek, başta çocuklar özelinde olmak üzere büyük bir öneme sahiptir. Fakat buradaki insanların ihtiyacı olan şey bir terapi değil, psikolojik bir ilk yardımdır. Ve psikolojik ilk yardım yalnızca ruh sağlığı uzmanlarının değil, nasıl yapılabileceğini bilen, eğitimini almış olan herkesin yapabileceği bir yöntemdir. Temelde üç ilkesi vardır; izle, dinle ve bağ kur.
İzle aşamasında, yoğun duygusal belirtiler gösteren ve özel ilgiye ihtiyaç duyan kişiler belirlenir.
Dinle aşamasında ise gereksiz sorular sormadan, kesmeden, sakinlikle dinlemek gerekir. Bazen karşımızdakine söyleyecek bir sözümüz de olmayabilir. Böyle olduğunda sessizliği de tolere etmeliyiz. Ama en önemlisi karşımızdaki kişinin sorularına gerçekçi olmayan cevaplar vermekten de uzak durmalıyız.
Üçüncü aşamada ise karşımızdaki insanın sosyal desteklere ulaşmasına, merak ettiklerinde bilgi edinmesine, yakınlarıyla bağlantı kurmasına yardımcı olmak gerekir.
Kaynak: Psikolog Ahmet Burak Can, İstanbul Aile Vakfı Araştırmalar Merkezi
Deprem Sonrasında Psikolojik Problemler ve Yapabileceklerimiz