Evlilik ilişkisinde eşe duyulan sevgi ve aşk günlük iletişim içerisinde seçilen kelimelerle, eşe karşı sergilenen hareket ve tavırlarla yansıtılır. Herkesin sevgisini göstermesinin farklı yolları vardır. Bazıları sevgisini doğrudan kelimelere dökmeyi tercih eder, bazıları eşini mutlu edecek bir şeyler yaparak sevgisini göstermeye çalışır, bazıları da hislerini dokunarak veya sarılarak aktarmayı tercih ederler.
Her yaşın sevgi göstergesi farklı olabilir. İlişkilerin başlangıç aşamasında çiftlerin birbirlerine sevgi ve aşklarını daha fazla ifade ettikleri, ilişki ilerledikçe sanki buna gerek yokmuş gibi bir tavır içerisine girdikleri görülmektedir. Ancak çiftlerin yaşlandıkça birbirlerine karşı daha fazla ihtimam gösterdikleri, birbirlerini koruyup kollama eğiliminde oldukları görülmektedir.
Oysaki çiftin arasında sevgi dolu bir beraberliğin olması ve bu sevginin kelimeler ve hareketlerle karşı tarafa yansıtılması, çiftin arasındaki sağlıklı ilişkiyi destekler, sevgi ve aşkın sürekliliğini sağlar.
Eşinize sevginizi göstermenin yolu:
• Ona bunu söylemektir: “Seni seviyorum.”, “Sen benim için çok önemlisin.” vb.
• Ona bunu göstermektir: hediye, sürpriz, çiçek, onun için yapılan herhangi bir şey…
• Ona dokunmaktır: sarılmak, el ele tutuşmak, koluna girmek vb.
Eğer eşinize ve çocuklarınıza sevginizi göstermekte zorlanıyorsanız hayatınızın anlamını bir kez daha gözden geçirin. Hayatta sizin için onlardan daha önemli ne var?
Kıskançlık Sevginin Bir Göstergesi midir?
Kıskançlık sağlıksız ve normal olmayan bir duygudur. Dolayısıyla sevginin bir göstergesi değildir. Kişide sağlıksız bir muhakeme yapısının varlığına, bazen de karşısındaki kişiye duyulan güvensizliğe işarettir.
Kıskançlığın kişinin kendine olan güvensizliğinden kaynaklandığı da düşünülebilir. Gerçek sevgide güven, hoşgörü, karşısındakinin ihtiyaçlarına karşı hassasiyet ve denge vardır.
Sevgi Dolu Bir Beraberlik Oluşturmanın Püf Noktaları
• Dikkat: Karşısındakinin düşüncelerini anlamak, onun ilgi alanlarına eğilmek ve dünyasına girebilmek.
• Kabul: Karşısındakinin olumlu mesajlarını fark etmeye ve kabul etmeye hazır olmak, bunları görebilmek.
• Minnettarlık ve övgü: Eşine duyduğu minnettarlığı ve müteşekkirliği, kelimeler ve davranışlarla yansıtabilmek.
• Destek: Herhangi bir problem veya güçlük karşısında eşinin yanında olmak, ona destek vermek.
• Cesaretlendirme: Bir amaç doğrultusunda olumlu yönde destekleyici ve teşvik edici olmak.
• Sevgi ve şefkat: Şefkatli bir iletişim ve fiziksel temas içeren bir yakınlık içinde olmak.
• Takdir: Takdirini yansıtmak, onaylamak, olumlu düşünmek ve konuşmak.
• Güvenlik ve huzur: İlişkide istikrarlı bir uyumluluk sergilemek, karşılıklı zarar görmeyeceğini bilmek.
• Avutma ve Empati: Kullanılan kelimeler, yansıtılan duygular ve dokunma yoluyla yanında olduğunu, onu anladığını hissettirebilmek ve gerektiğinde müşfik bir şekilde avutabilmek.
• Saygı: Karşısındakine değer vermek ve bu değeri ifade etmek. Evlilikte sevgi kelimesi çoğu zaman saygı ile birlikte dile getirilir. Çiftlerin birbirlerine nasıl saygı göstereceklerini öğrenmeleri gerekir. Çiftlerin
birbirlerine gösterdikleri karşılıklı saygı, ilişkiyi çok
daha doyumlu bir hâle getirir.
Aşkımız Bitti, Boşanalım mı?
Günümüzde çiftler aşk duygusunu çabucak tüketmekte ve aşkın bitmesini boşanma sebebi olarak görmektedirler. Oysa eğer evlilikte çocuklar varsa çiftin arasındaki aşkın bitmesi boşanmak için yeterli bir sebep değildir.
Pek çok araştırma sonucunda belirlendiğine göre, ilişkiyi bitirme kararı, genellikle çiftin arasındaki sevgi ve aşkın bitmiş olmasına değil, çiftin problem çözme, tartışma ve çatışma çözme becerilerinin eksikliğine bağlı olarak alınan bir karardır.
Çiftin problem çözme ve iletişim becerilerini geliştirmeleri aralarında gereksiz kırgınlıkların yaşanmasını önler. Böylece aralarındaki sevgi ve iletişimin korunmasına yardımcı olur.
Kaynak: Azize Nilgün Canel, Evlilik ve Aile Hayatı, Aile Bakanlığı